Meslek Seçiminde 5 Altın Kural

Paylaş
 
[Toplam:1    Ortalama:5/5]

İnsanlar iki şeyi seçerken çok dikkat ederler. Birincisi iş, ikincisi ise tabi ki eş! Çünkü her iki seçenekle de bir ömür geçirmeyi göze almak gerekmektedir. Peki kendinize “Hangi mesleği seçmeliyim?” diye sordunuz mu?

 

Bugün siz değerli sinavegitimi.com takipçileri için meslek seçiminde önemli 10 kuraldan bahsetmek istiyorum. Çünkü bir kişi mesleğini seçerek çevresini, etrafındaki insanları, yaşayacağı semti ve ekonomik standartlarını da belirliyor. En başta belirtmem gerekiyor:

NOT: “Buradaki testler ve yorumlar kişiden kişiye değişebilir. Mesleği icra edecek olan, yapacağınız mesleği seçecek olan sizlersiniz.”

1- Yapacağınız mesleği siz seçin!

Burada önemli olan asıl mesele mesleği sizin seçmeniz. Aile ve çevre baskısıyla meslek seçen kimseler ya o meslekten istifa eder ya da ömür boyu sevmediği bir işi yapmak zorunda kalır. Hiç kimse sadece para kazanmak için bir iş yapmaz. Eğer yapıyorsa işini sevmiyor demektir. Bu yüzden ileride bir meslek seçecekseniz muhakkak kendiniz seçin. Anneler, babalar, öğretmenler fikirlerinizi tabi ki belirtin fakat sakın ha sakın kimseye bir meslek için ısrarcı olmayın.

2- Meslek seçimine geç kalmayın!

Çoğu kimse meslek seçiminin üniversitede başladığını zanneder. İstediğim bir bölümü yazarım ve istediğim mesleğe ilk adımı atarım diye düşünürler. Fakat asıl meslek seçimi lisede bölüm seçimiyle başlar. Lisede sözel bölümünü seçen bir çocuk lise sona geldiği zaman ben doktor, mühendis veya avukat olmak istiyordum diyemez. Dese bile çok geç kalmıştır. Bu yüzden seçeceğiniz bölüm ile seçeceğiniz meslek arasında bir bağlantı olmasına dikkat edin. Tabi başarılı olduğunuz dersler ile notlar da önemli. Sayısal dersleri kötü bir öğrenci sırf ben doktor olmak istiyorum diye sayısal bölümüne giderse eğer başarılı olamaz.

Dikkatini Çekebilir: İş Garantili ve Prestijli 10 Bölüm

3- “Ne iş olsa yaparım” mantığından kurtulun

“Üniversiteyi kazanayım da hangi bölüm olursa olsun”, “bir memur olayım bana yeter” v.b cümle kalıplarından sıyrılmanızı tavsiye ediyorum. Böyle diyen bir kişinin 10 yıl sonraki düşüncesinin aynı kalmadığını bilin. Şöyle hayal edelim. Sabah kalktığınızda patates kızartması gördünüz ve yediniz. Akşam oldu yine aynı kızartmayı yediniz. Bir sonraki gün kalktınız ve menüde yine patates var. Böyle geçen bir ömrü hayal edin. “Peki patates kızartmasını seviyorsam ne olacak?” diyebilirsiniz. O zamanda 10-15 yıl sonra o işi yapmaktan sıkılma ihtimaliniz yüksek. Fakat en azından patates kızartmasını seviyordum diyebilirsiniz. En kötü ihtimalle kızartmaya ketçap, mayonez, acı sos, hardal sos ekleyerek biraz farklılık katabilirsiniz.

EĞER SEVDİĞİN İŞİ YAPARSAN, HAYATIN BOYUNCA BİR KEZ BİLE ÇALIŞMIŞ OLMAZSIN. (KONFÜÇYUS)

4- Kendini keşfet!

Bir mesleği seçerken birinci kural kendini tanımaktır.

Bir mesleği seçmeden önce insanın yapması gereken belli başlı şeyler vardır. Bunlardan biri de kendini tanımaktır. Kendinizi keşfetme işini başarıyla sonuçlandıranlar bunun sonucunda kendine uygun bir mesleği de seçebilmektedirler. Yine bir örnekle durumu somutlaştıralım. Örneğin; çocukları çok seviyorsunuz. (çocukları kim sevmez ki) Kendinizde bunu keşfettiniz ve sonrasında da “Öğretmen olmak istiyorum” dediniz. Daha sonradan eğer gürültüye tahammülünüzün olmadığını sabırsız olduğunuzu veya sinirlenince şiddet eğiliminiz v.b davranışlarınızın olduğunu, öğretmenliğin size göre bir meslek olmadığını fark ettiniz. Siz de tercihlerinizi bu düzlemde yapmaya gayret gösterin. Kendinizin olumlu (+) ve olumsuz (-) yönlerini bir kağıda yazın. Bu yoldan hareketle kendinizi tanırsınız ve uygun mesleğe karar vermeniz kolaylaşır.

5- Prestij-Maddiyat-Sevgi kombinasyonunu ayarla

İnsanlar meslek seçiminde 3 kavrama çok önem verirler.

  • Prestijli bir işe sahip olmak (Yönetici, amir, müdür v.b)
  • Maddi yönden tatmin edici bir işi seçmek (Aylık 5.000-15.000 TL aralığında bir maaş)
  • Sevdiğin bir iş (Maaşın veya prestijin pek önemi yok ben bu işi seviyorum)

Üçünün de kendi başına olması fazla bir yarar sağlamaz. Prestijli bir mesleğe sahip olursunuz ve bir firmada müdürlük yaparsınız. Fakat işinizi sevmeyebilirsiniz. Aynı şekilde iş arkadaşlarınızla yıldızının bir türlü barışmaz ve aldığınız maaş da sizi tatmin etmez. Bu durumda prestijli bir mesleğe sahip olmanızın bir yararını göremezsiniz. Veyahut, 7.000 TL’ye başarılı bir şirkette Dış Ticaret Uzmanı olarak çalışırsınız. Başınızda 3-4 tane müdür/amir/yönetici olur. Sizi yaptığınız işe de aldığınız maaşa da pişman eder. Ben yönetilmeyi sevmem yönetmem gerekir diye de düşünebilirsiniz. Bu yüzden sevgi, maddiyat ve prestij kavramlarının iyi şekilde harmanlayın.

Sonuç olarak emekli olana kadar (65 yaş) “ben bu işi yaparım, hem sevdiğim bir iş hemde maaşı güzel. Çevremdeki insanlar bu prestijli işi yaptığım için bana saygı da duyuyor.” diyebiliyorsanız o işi seçin derim. Çünkü o zaman işinizdeki son gününüze kadar ilk gün ki şevkle çalışabilirsiniz. Pazartesi sendromu diye bir sorun lügatınızda yer tutmaz. İşinizle hiç bir şeyi angarya görmez, keyif almasını da bilirsiniz. Ayrıca kazandığınız maaş ile de tatmin olursunuz. Bu yüzden ilk sıraya sevdiğiniz  işi koymayı unutmayın.

Kararlarınızda bol şanslar diliyoruz.

BONUS: MESLEK TESTİ 

Bu yazı 197 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak