Öğretmenlik sıradan bir meslek değildir.

Paylaş
 
[Toplam:1    Ortalama:5/5]

Bir çok mesleğin aksine öğretmenlik ayrı bir kudrete muktedirdir. Bir pazarlamacı iyi çalışmazsa az ürün satar. Peki ya bir öğretmen mesleğini iyi yapmazsa  neler olur?

Öğretmenliğe insan mühendisliği denmesinin ardında toplumu oluşturan bireyleri yetiştiren ferdin öğretmen oluşu yatmaktadır. Yani Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının her birinde mutlaka bir öğretmenin etkisi olmuştur. Hırsızların ve katillerin de doktorların ve yine öğretmenlerinde birden fazla öğretmeni olmuştur.

Öğretmenlik sırf para kazanmak için yapılacak bir meslek değildir. Zaten bir insan para kazanmak için kolay kolay öğretmen olamaz. Öğretmenlik sabır işidir. Her anne-baba evdeki 3-5 çocukla uğraşmakta zorlanırken yeri gelir bir öğretmenin 400-500 belki daha fazla çocuğu olur. Her bir çocuğun derdiyle dertlenir ve çözüm arar. Yeri gelir anne şefkati olur; yeri gelir bir babanın öfkesi. Her şeye rağmen öğretmen talebesi için ömrünü feda eden kimsedir.

Hepimizin hayatına büyük tesir eden muhakkak bir öğretmeni vardır. İlkokul sınıf öğretmeniniz veya lisede ki Felsefe öğretmeniniz. Belki de şu an ki icra ettiğiniz mesleğin arkasında bile o vardır. Dünya görüşünüzde de etkisi olabilir. Hatta nasıl bir insan olduğunuzdan, siyasi görüşünüze kadar, okuduğunuz kitaplardan, yaptığınız sosyal etkinliklere kadar her şeyde biraz ondan bulmak mümkündür.

Dünün öğretmenleri bugün ki Türkiye’nin mimarlarıdır. Bugünün öğretmenleri ise geleceğin Türkiye’sini oluşturuyorlar. İşte bu yüzden Gazi Mustafa Kemal: “Öğretmenler yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.” demiştir.

Yeni nesli, Cumhuriyet’in özverili öğretmen ve eğitmenleri, sizler yetiştireceksiniz; yeni nesil, sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin yeteneğiniz ve özveriniz derecesiyle uygun olacaktır. Cumhuriyet; fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli koruyucular ister. Yeni nesli, bu kalite ve yetenekte yetiştirmek sizin elinizdedir. Sizlerin, seçkin görevinizin yerine getirilmesine büyük özveriyle varlığınızı vereceğinize hiç şüphe etmem. M. Kemal ATATÜRK

Peki bugünün öğretmenine gereken saygı duyuluyor mu? Toplumun öğretmene bakış açısı nedir?

Haberlerde gördüğünüz gibi öğrencisini taciz eden öğretmenler ( öğretmen demeye bile dilim varmıyor) ne yazık ki mevcut. İşte böyle kişiler yüzünden meslek eski itibarını kaybediyor. Dayak yiyen öğretmenler, bıçaklanan  öğretmenler, terörist öğretmenler, tacizci öğretmenler aldı başını gitti. Fakat ümidimizi kaybetmemek gerek. Görüyorum ülkemizin en ücra köşelerinde görevini ilk günkü aşkla yapan nice şeref abidesi meslektaşlarım var.

Öğretmene değer verin!

Başta Milli Eğitim bakanlığı olmak üzere toplumun öğretmene hak ettiği saygıyı ve prestiji tekrar vermesi gerekiyor. Avrupa ülkelerinde öğretmenlerin işini kaybetme korkusu yok fakat bizde durum tam tersi. Yeni gelen KHK’lar ve yönetmeliklerle beraber öğretmenler mesleğini tam manasıyla yerine getiremiyor. Ailesini zor geçindiren öğretmenler tanıyorum. Öğretmenler odasında Kadrolu, Sözleşmeli, Ücretli diye sınıfsal farklılıklar oluştu. Ailelerinden uzak, eş durumu bekleyen nice öğretmen var. Baskıcı idareler öğretmenlerin gönül rahatlığı ile görev yapmasına neden olabiliyor. En ufak bir durumda veliler okul basıyor ve hemen soluğu Milli eğitim müdürlüklerinde alıyor. Öğretmenleri şikayet ediyor. İdare ve Milli Eğitim camiası çoğu zaman öğretmenine sahip çıkmıyor.

Yukarıda bahsettiğim durumlardan muzdarip öğretmenlerin geleceğin teminatı olan gençlere faydalı olmasını beklemek ütopik geliyor. İşte bu yüzden önce öğretmene gereken saygıyı göstermeli, özlük haklarını iyileştirmeli, eşitsizliklerin önüne geçmeli ve rahat rahat görevini yerine getirebilecekleri bir ortamı oluşturmalıyız. Bu görev başta bu ülkeyi yöneten idarecilere düşüyor.

Bu yazı 160 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak