Türk Eğitim Sisteminde eksik olan ne?

Paylaş
 
[Toplam:4    Ortalama:5/5]

Bir ülkenin en temel taşı herkesin bildiği gibi eğitimdir. Peki yıllardır eğitimcilerin üzerinde tartıştığı Türk Eğitim sisteminde çözülmesi gereken sorunlar neler?
Ülkemiz yıllardır gelişmekte olan ülkeler kategorisinden kurtulamadı. Bunun en büyük nedeni yerli ve milli bir eğitim sistemini uygulamaya koyamamak. Hükümetler, iktidarlar ve bakanlar değiştiği zaman eğitime olan bakış açımızda anında değişiyor.

Bu konu siyasetin içinde kalan bir konu fakat dışında kalarak bazı görüşlerimi belirtmek isterim. Az önce değindiğim gibi sistemin yerli ve milli oluşu ilk etken. Amerika’da uygulanan bir sistemin ülkemize uygulanması nasıl olur? Kişi başına düşen milli gelir sıralamasında 15. olan ABD’de 45.000$ olan miktar ülkemizde 21.000 $ ve siralamamiz 63. Bir diğer önemli mesele yerel farklılıklar. Soruna bölgesel bazda bakacak olursak Ankara Kızılay’da eğitim gören bir öğrenci ile Mardin Kızıltepe’nin bir dağ köyünde yaşayan bir öğrencinin aynı sisteme tabi olması ne kadar mantıklı?

Yanlış anlaşılmak istemem bütün çocuklar bizim evladımız. Ben sadece eğitimdeki fırsat eşitliği ilkesinden yola çıkarak bu durumu izah etmeye çalışıyorum. Kendi okulumdan örnek vermek isterim. Okulumuzda bilgisayar yok fakat dersi var; “Bilişim”. Çocuklar kodlama öğreniyor bilgisayarın olmadığı bir ortamda. Fatih Projesi ile akıllı tahta gönderilmiş de Allah’tan çocuklar slayt şeklinde bir şeyleri öğrenmeye çalışıyor. Bilişim hocamıza sordum bu durumu. Ne yapalım hocam imkansızlıklar içerisinde uğraşıyoruz diyor. 

Güneydoğu’da görev yapıyorum. Öğrencilerin çoğu mevsimlik tarım işçisi. Daha okullar kapanmadan bir çoğu aileleri ile birlikte ülkenin değişik bölgelerine tarım işçisi olarak gidiyor. 6 ay boyunca çalışmaya gidenler var. Böyle bir durumda neyi-nasıl düzeltebiliriz ki? 

Çözüm gayet basit. Yerel sistemler bu sorunu giderebilir. Bizde hala Meslek lisesi-İmam Hatip tartışması süre dururken Avrupa’da okullar hayatla iç içe. Meslek liseleri fabrikaların yanında. Çocuklar ömürlerinde sadece yazılıda görecekleri kodlama yerine hayatın gerçeklerini görüyor, öğreniyor ve uyguluyorlar.

Bunu kendi ülkemde uygulamak çok mu zor? Hatta daha da ileriye götürebiliriz. Ülkemiz tarım ülkesi. Avrupa’nın meslek lisesi konusunda uyguladığı yöntemi biz sanayi yerine tarım için uygulayamaz mıyız? Çocuklarımızın hepsi doktor, mühendis olmayacak. Kendi bölgem için konuşmak gerekirse çoğunluğun geçim kaynağı yine tarım olacak. Bu gençlerimize bilim ve eğitim ışığında tarımsal bir eğitim veremez miyiz? Aynı şeyi Karadeniz’de deniz ve deniz ürünleri için düşünebiliriz. Tarım ve Hayvancılık bakanlığı ile Milli Eğitimin yapacağı ortak çalışmalar güzel sonuçlar verecektir.

Yukarıda bahsedilen faaliyetler genişletilerek çoğaltılabilir. Burada bahsedilen asıl husus çocuklarımızın temel eğitimin yanı sıra gerçek hayata hazırlayan bir eğitimle mümkün kılmaktır. Gösterişten uzak, kendimizi dev aynasında görmeden eksikliklerimizi belirleyelim ve bir an önce Milli Eğitim acil eylem planı hazırlayalım. Neyi, neden, nasıl öğretmeliyiz? Bizim gibi ülkeler bu sorunların üstesinden nasıl gelmişler? 

Çocuklarımızı kendi isteklerimize göre şekillendirmek en büyük sorun. Tek tip insan yetiştiriyoruz; düşünmeyen, sorgulamayan. Onların ilgileri, istekleri ve beklentileri düşünülmüyor. Çocuk olduklarını unutup 2. sınıftan itibaren bir yarışa sokulan bir geleceğe sahibiz. Oyun oynaması gerekirken ellerine optik verip deneme sınavlarına sokuyoruz küçücük afacanları. Koşup oynaması gereken, enerjisini oyunla harcayıp bu yolla öğrenmesi gereken çocukları dört duvar arasında sıralara 40 dakika toplamda 240 dakika oturtuyoruz. 

Damdan düşer gibi uygulanan politikalar (üzerinde çok çalışılmamış) sistemimizi yamalı bohçaya çevirir. Eğitim için eğitimcinin fikrine başvurmak bir zaruriyettir. Ankara’nın en iyi okullarında en başarılı öğrencilere uygulanan pilot uygulamaları köy okullarında uygulatmaktan vazgeçmemiz gerekiyor. Öğretmenlerin özlük haklarını düzenlemek gerekiyor. Ve daha nice değişiklik. Üzerinde mutabakat sağlanan bizden olan bir sisteme kavuşmak dileğiyle.

Bu yazı 136 kere okundu.
  • Site Yorum

4 adet yorum var.

  1. Mecnun dedi ki:

    Maalesef ulkemizin egitim durumu istenilen seviyede degil ve nedenleride acikca belirtilmesine ve herkes tarafindan bilinmesine ragmen ozellikle firsat esitligi noktasinda kimse istenilen seviyede elini tasin altina sokmamaktadir.

  2. Muallim dedi ki:

    Çok güzel tespitlerde bulunulmuş. Türk Eğitim sisteminin eksikleri herkesin malumu. Çözüm getirmek ise kimsenin işine gelmiyor sanırım.

  3. Rıfat Ilgaz dedi ki:

    Eğitim bir ülkenin temelini oluşturur. Sağlık, ekonomi ve hatta işlenen suçlar ve suç oranları bile eğitim ile ilgilidir. Ne yazık ki ülkemizde egitimde ki kalitesizlik git gide artmakta, eğitimsiz bir nesil yetişmekte.

  4. Alparslan çevik dedi ki:

    Eksigimiz ne olacak tabiki yönetimsel sıkıntılar. Millet aşağıdan yukarıya doğru gider her konuda; bizde ise tam tersi bir durum söz konusu. Sadece eğitimde değil herşey de alta sormadan yapılan değişiklikler, fikir alınmadan denenen saçma uygulamalar, mutfakta bulunmamış kişilerin yılların aşçısıymış edasıyla kendisini dev aynasında görmesi ve en önemlisi eğitimsiz insanların eğitimli insanları hor görmeleri ve kıroların parayla 2 üniversite bitirmiş bilmem kaç dil bilen kişilere patronluk yapmaları. Cahil cuhela tiplerin baba parasıyla özel üniversitelerde okuyup ADAM olma gayreti ve daha sonra kapitalist sistem içerisinde güçlünün daha da güçlenmek için eğitimli yerine güçlünün yeğenini seçmesi. Adam kayırma, rüşvet, liyakatsız kimselerin yandaşlıkla 3 numara büyük koltukları işgal etmesi vesaire. Daha sayayım mı??? Ülkeme yazık ediyorlar.

Bir yorum bırak

Bunlar da ilginizi çekebilir